Herhangi bir spor dalında bildiğiniz en iyi geri dönüş hikayesi nedir?



3 Cevap

Tracy McGrady

NBA'deki en iyi geri dönüşlerden birinin mimarı Tracy McGrady. Belki de en iyisi, çünkü yapılan geri dönüşte sadece 33 saniyede atılmış 13 sayı var. Bir hücum süresinin 24 saniye olduğu düşünülürse 33 saniyede bir takım hatta bir kişi tarafından atılan 13 sayı muazzam bir olay.

Tarih 9 Aralık 2004, Houston Rockets evinde San Antonio Spurs'ü ağırlıyordu. Maçın bitimine yalnızca 40 saniye varken ev sahibi takımın seyircilerin bir kısmı maçı terk etmiş durumdaydı çünkü rakip takımın 76-68'lik üstünlüğü bulunuyordu. Ancak maçı terk eden seyircilerin unuttuğu bir isim vardı, o da Tracy McGrady'ydi. Topu hızlıca hücuma getirip üçlüğü yolladıktan sonra bile maçın geri döneceğine inanan sadece kendisi olabilirdi. Fark 5'e düşmüştü ancak San Antonio Spurs bulduğu 2 sayı ile tekrar farkı 7 sayıya çıkarmıştı. Ancak McGrady bu sefer faule rağmen üçlüğü yollamıştı ve faulü de sayıya çevirmesi ile fark 3'e kadar düşmüştü. San Antonio farkı tekrar 5'e çıkarsa da McGrady'den gelen 2 üçlüğe engel olamayınca maçı kaybetmişti.

Basketbolda yüksek farklardan dönen birçok maç olabiliyor ancak Tracy McGrady'nin yaptığını özel kılan bu geri dönüşü sadece 33 saniyede yapmış olmasıdır.

Tracy McGrady 13 Points Vs The Spurs In 33 Seconds

6 ay, 3 hafta önce yazdı
İTÜ - Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği Lisans 4. Sınıf

Heather Dorniden

"2008 Big 10 Indoor Track Championships" yarışmasında kadınlar 600 metre yarışmasında düştükten sonra ayağa kalkıp yılmadan birinci olmuştur.

Yarışma Videosu

6 ay, 3 hafta önce yazdı
6 ay, 3 hafta önce düzenledi
Kendine özgü yazılımcı

2005 yılında İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanan Liverpool-Milan finali benim için spor tarihindeki en iyi geri dönüş hikayesidir. Maçın ilk yarısında Milan 3-0 öne geçmiştir ve Liverpool taraftarı bütün devre arasında inancını kaybetmeden "You will never walk alone" marşlarını söylemişlerdir ve takımlarını ikinci yarı sahaya daha ateşli çıkmalarını sağlamıştır. Devre arasında soyunma odasında neler oldu bilinmez ama Liverpool ikinci yarıya çok inançlı bir şekilde başlamıştır. 54. dakikadaki takım kaptanı Steven Gerrard'ın golü bütün tribünleri inançlarının boşa çıkmayacağına adeta bir kıvılcım yakmıştır. Gerrard'ın golden sonraki gol sevincinde ellerini kaldırıp taraftarlara haydi diyişindeki hırsı çok net görülebiliyordu. Bu golün hemen ardından iki dakika sonra gelen ikinci gol ise adeta herkese Liverpool'un geri döneceğinin sinyalini vermiştir ve bu golden de yaklaşık 3 dakika sonra Liverpool ceza sahasında Gerrard'ın düşürülmesi ile bir penaltı kazanmıştır. Penaltıyı Xabi Alonso ilkte gole çevirememiştir. Milan kalecisi ilk vuruşu kurtarsa da sonrasında Xabi Alonso'nun takipçiliğine yetişememiş ve topu ağlarında görmüştür. Bu gol sonrasında maç 3-3'e gelmiştir ve bir çok Liverpool taraftarı gözyaşlarına hakim olamamıştır. Bunun devamında ise maçın uzatma kısımlarında dahi gol olmayıp maç uzatmalara gitmiştir ve motivasyonu iyice dibe vuran Milan oyuncuları çok kötü vuruşlar yapmıştır. Liverpool oyuncuları ise o geri dönüşün verdiği hırs ile çok başarılı vuruşlar kullanmıştır ve son olarak Liverpool sol beki Riise'nin son penaltı vuruşu ile penaltıları kazanıp 2005 UEFA Şampiyonlar Ligi Şampiyonu ünvanını kazanmışlardır. Tabi ki de maç sonunda da o devre arasında duyduğumuz beste bütün Liverpool taraftarının ağzından gözyaşları ile söylenmiştir; "You will never walk alone".

6 ay, 3 hafta önce yazdı